
Ekonomik daralma, sıkı para politikaları ve değişen tüketici alışkanlıkları… Esnafın üzerindeki baskının her geçen gün arttığı bir dönemden geçiyoruz. “Finans Noktası” programımda bu hafta Zohi Bilişim Kurucusu Hamza Erol ile gerçekleştirdiğimiz sohbette, aslında krizin içinde saklı büyük bir fırsatı masaya yatırdık. Konumuz e-ticaretin geleceği olsa da, satır aralarında küçük esnaf için adeta bir “dijital rönesans” ihtimali belirdi.
Pazar Günleri Dengeler Değişiyor
Gündemdeki en sıcak konuyla başlayalım: Zincir marketlerin Pazar günleri kapalı olması düzenlemesi. Bu, yıllardır “üç harfli” devlerin gölgesinde kalan mahalle bakkalları için tarihi bir fırsat. Ancak Hamza Erol’un da yayında altını çizdiği gibi, bu fırsat sadece dükkanın kepengini açık tutmakla değerlendirilemez.

Eskiden mahallelinin sosyalleşme alanı olan bakkallar, şimdi dijitalleşerek birer yerel lojistik üssüne dönüşmek zorunda. Kurye sistemiyle çalışan, kendi bölgesine hakim, hızlı teslimat yapan bir “Dijital Bakkal” modeli, hantal süpermarket yapılarından çok daha çevik olabilir. Yayında verdiğimiz örnekteki gibi; 100 metrekarelik bir dükkandan 9 şubeli bir yapıya dönüşmek hayal değil, doğru dijital stratejinin bir sonucudur.
“Web Sitesini Açtım, Satış Yok” Yanılgısı
E-ticarete girmek isteyenlerin en büyük yanılgısı, bir alan adı (domain) ve hosting almanın işi bitirdiğini sanmaları. Oysa dijital dünyada dükkan açmak, işlek bir caddede dükkan açmaya benzemez. Dijital dükkanınız, eğer doğru tabelayı (Reklam ve SEO) asmazsanız, kimsenin geçmediği bir ara sokakta gibidir.

Bu noktada altyapı tartışmalarına da değinmek gerek. Sektörde “WordPress/WooCommerce güvenli değildir, büyük iş yapılmaz” gibi bir hurafe dolaşıyor. Oysa dünya genelindeki web sitelerinin %45’e yakını bu altyapıyı kullanıyor. Güvenlik, yazılımın kendisinden çok, onu nasıl yönettiğinizle ilgilidir. SSL sertifikası, doğru sunucu seçimi ve düzenli yedekleme ile küçük bir işletme, devasa bütçeler harcamadan da global standartlarda bir mağazaya sahip olabilir.
Reklam Bütçesi Olmayanlar İçin Çıkış Yolu: Yapay Zeka (AI)
Belki de sohbetimizin en can alıcı noktası, reklam bütçesi ayıramayan işletmeler için “Yapay Zeka” (AI) fırsatıydı.
Artık Google aramaları ve tüketici alışkanlıkları evriliyor. İnsanlar sadece anahtar kelime aramıyor; Gemini, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarına “Benim için en rahat, deri, kahverengi erkek ayakkabısını bul” diye soruyor. İşte tam bu noktada, devasa reklam bütçeleri olan firmalarla değil, “içeriği en kaliteli olan” firmalarla rekabet ediyorsunuz.
Ürününüzü yapay zekanın anlayacağı dilde tanımlamak, detaylı açıklamalar girmek ve müşterinin aklındaki sorulara (Sıkça Sorulan Sorular) sitenizde yer vermek, sizi reklamsız bir şekilde müşterinin karşısına çıkarabilir. Bu, sermayesi kısıtlı ama vizyonu geniş esnaf için oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme.
Sonuç Olarak
2026 ve sonrası, “büyük balığın küçük balığı yuttuğu” değil, “hızlı balığın yavaş balığı geçtiği” bir dönem olacak. İster bakkal olun, ister butik bir üretici; fiziksel varlığınızı dijital bir akılla birleştirmediğiniz sürece ekonomik daralmanın etkilerini hissetmeye devam edersiniz.

Ancak dijital dönüşümü sadece bir web sitesi açmak olarak değil, bir zihniyet devrimi olarak görenler için kapılar sonuna kadar açık. Unutmayın, dijital dünyada kepenkler hiç kapanmıyor.



